1982 yılı, Adıyaman..Bir grup gevende (sokak çalgıcısı) askeri orkestra haline gelirse neler olur? Devrin sıkıyönetim şartları altında kısıtlı imkanlarla kurulan -ya da kurdurulan- “orkestra”, milli güvenlik konseyini karşılamak gibi önemli bir görevde bulunmak durumundadır. Çalgıcılar yeteneklidir, uzun havadan Chopin’in cenaze marşına, Lorke’den Tango müziğine kadar geniş bir repertuara sahiptirler, üstelik “sakıncalı” listedeki şarkıları çalmaktan da şiddetle kaçınmaktadırlar.Fakat repertuarlarındaki Enternasyonel Marşı, (L’internationale) sandıkları gibi sadece “beynelmilel birşey” değildir ne yazık..Gülendam ise (Özgü Namal) orkestranın “şef”i Abuzer’in (Cezmi Baskın) kızıdır ve tek istediği şey sevdiği adama yakın olmaya çalışmaktır, ancak sevdiği adam Siyasal Bilgiler öğrencisidir ve çevresindekilerden biraz “farklı” düşünmektedir. Tüm bunlar biraraya geldiğinde ortaya yasaklı, çalgılı, müzikli “trajikomik” bir hikaye çıkacaktır.

Özgü Namal’ın yine “saf köylü kızı” rolüyle (bkz. Mutluluk) başarılı bir performans sergilediği ve 26. Uluslararası İstanbul Film Festivali‘nde En İyi Kadın Oyuncu ödülüne uzandığı Beynelmilel, kaliteli senaryosu ve oyunculuğu-Ece Temelkuran da kısa bir replikle rol almış-, ayrıntılara gizlenmiş ince mesajları -eski halkevindeki Guernica gibi!- ve akıcı sayılabilen anlatımıyla farklı bir dönem filmi olarak karşımıza çıkıyor.