merhabalar..ilk yazım olması hasebiyle yaşayabileceğim acemilikleri, bahsedeceğim bu özel ve güzel filmin hatrına hoş göreceğinizi umarak başlamak istiyorum..İngilizceye -ki doğru bir çeviriyle- LOVE IS A BITCH, dilimize ise PARAMPARÇA AŞKLAR VE KÖPEKLER olarak çevrilmiş 2000 yapımı bu Meksika filmi, yakın zamanda BABEL filminde bir araya gelen yönetmen Alejandro Gonzalez Inarritu ile “karizmatik” oyuncu Gael Garcia Bernal’i ilk kez birarada gördüğümüz yapım olarak karşımıza çıkmaktadır..Inarritu, uzun metrajlı ilk çalışması olan ve gerçekten kült yapımlar arasında gösterilebilecek bu filminde birbirinden bağımsız üç hikayeyi çok çarpıcı bir şekilde anlatmaktadır..İlk öykünün kahramanı Octavia (Bernal) hayatta hep “kaybeden” olmuş bir gençtir..Üstelik abisinin karısına aşık olmuştur..İkinci öykü, bir süpermodel için eşini ve çocuklarını terkeden Daniel’i anlatırken, son öyküde de geçmişi çok “derin” olan berduş ve esrarengiz bir adamı izlemekteyiz..Bu üç hikayenin ortak noktası olarak köpekler göze çarpmaktaysa da, filmin kilit noktası ve hikayelerin kesiştiği olay ise bir trafik kazasıdır..O kazadan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak, filmdeki tüm karakterlerin hayatları birdenbire değişecektir..

Hikayelerin kendisi kadar, anlatılış biçimi de -şüphesiz- filmi cazip kılan etkenlerden..İyi kurgulanmış anlatımı, etkileyici sahneleri ve müzikleriyle (özellikle “Si Senor – Control Machette”ye dikkat) dikkat çeken 2,5 saatlik bu film, 2001 yılındaki İstanbul Film Festivalinde de gösterime sunulmuştu..